30/9/2009 - Fen - Klonlama
KLONLANAN CANLI İLE GERÇEĞİ ARASINDA FARK VAR MIDIR? Bedensel hücre çekirdek transferi yönteminde, yeti şkin bir memeliden alınan bir beden hücresinin çekirdeği izole ediliyor; bu çekirdek, kendi hücre çekirdeği, yani DNA’sı çıkarılmış bir yumurta hücresine aktarılıyor. Ortaya çıkan embriyoda, verici hücrenin DNA’sı bulunuyor. Daha sonra bu embriyo, bir dişinin rahmine yerleştiriliyor. Sorunuzun yanıtına gelince. 1999 yılının Ekim ayında yayımlanan bir araştırma, klonların, klonlanmış oldukları canlıların kusursuz birer “genetik kopyası” olmayabileceklerini ortaya koyuyordu. Çekirdek transferi yönteminde, ortaya çıkan canlının kromozomları yalnızca verici hücreden geliyor. Ancak, her ne kadar, hücredeki genetik materyalin büyük çoğunluğu hücre çekirdeğinde bulunsa da, hücrede ayrı bir yapı olan mitokondride de “birkaç” gen bulunuyor. New York’taki Columbia Üniversitesi’nden Eric Schon ve arkadaşları, klonlanmış 10 canlı (Dolly’yle birlikte 10 koyun) üzerinde bir araştırma yapmışlar. Bu hayvanların, kas, kan, süt ya da plasentalarında verici hücrelere ait mitokondriye rastlanmamış. Araştırmacılar, bu canlıların mitokondrilerinin % 99,5’inin alıcı hücreden geldiği sonucuna varmışlar. Yani, örneğin Dolly’nin mitokondrisindeki 37 gen, çekirdek DNA’sının alındığı verici hücreden değil, DNA’nın aktarılmış olduğu yumurta hücresinden geliyor. Mitokondri, bedendeki tüm hücrelerde önemli bir role sahip olduğu için, bu durum klonlarla klonlanmış oldukları canlılar arasında önemli fiziksel farklılıklara yol açabilir. Schon’a göre, ortaya çıkacak fiziksel farklılık, insanlarda sözgelimi yetenekli bir atletle, spora hiç yatkınlığı olmayan bir başka insan arasındaki fiziksel farklılıklar kadar bile olabilir. Zaten, bedensel hücre çekirdek transferi teknolojisi, bir canlının tam bir kopyasını değil, o canlıdan klonlanmış embriyolar yaratmaya yarıyor. Bu yolla doğacak canlılar da başkalarının geçtiği büyüme süreçlerinden geçecek. Her ne kadar kapasitelerimizin ve nasıl bir insan olacağımızın sınırlarını genlerimiz belirliyorsa da, döllenmeden itibaren, genlerimizin kendisini nasıl göstereceği çevresel etkenlerce şekillendiriliyor. Her bireyin yaşadığı ona özgü deneyimlerin, biyolojik ve toplumsal gelişim süreçlerindeki şans etkenlerinin, onun nasıl bir insan olacağını belirlemedeki etkisini unutmamak gerekiyor.
Merve Koç 8-D 400
|